İş Dünyası Kadın

Keleş: ‘Yerli ve milliyiz’, Global değil ‘glokal’ bir marka firmayız

Tamamen yerli ve milli bir marka firma olduklarının altını çizen Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş, global değil glokal (global+lokal) bir firma olduklarını belirtiyor.

Tamamen yerli ve milli bir marka firma olduklarının altını çizen Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş, global değil glokal (global+lokal) bir firma olduklarını belirtiyor. Ülkemizin önemli lojistik firmalarında Sertrans Logistics, yatırımlarla göz doldurmaya devam ediyor. Sertrans’taki gelişmeleri lojistik spesifiğinde Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş ile değerlendirdik.

1989 yılında Karaköy’de Funda Han’da 30 m² ofiste 5 çalışanla kurulan ve bugün çok önemli bir marka haline gelen Sertrans Logistics’i okuyucularımıza tanıtır mısınız?

Sizin de belirttiğiniz gibi, 1989 yılında İstanbul’da bir aile şirketi olarak kurulan Sertrans Logistics, uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık hizmetlerinin yanında, tedarik zinciri yönetiminde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 29 yılı aşkın bir süredir ulusal ve uluslararası müşterilerinin güvenilir çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosu, güçlü araç filosu ve ekipman donanımı, ileri IT teknolojileri, üretken Ar-Ge grubu, yurt içi ve yurt dışına yayılmış ofisleri ve İstanbul’un her iki yakasına konumlanmış yüksek kapasiteli depo ve antrepoları ile Sertrans Logistics, müşterilerinin dünya çapındaki lojistik ihtiyaçlarına küresel ölçekte çözüm getiren güçlü ve deneyimli bir lojistik yönetim uzmanıdır. Uluslararası kara-hava-denizyolu ve multimodal taşımacılık hizmetleriyle tüm kıtalarda, 6 bine yakın acente ağı ile dünyanın 200’e yakın ülkesinde 1.800’den fazla noktada hizmet veren şirketimiz, sektöründe sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini; tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru-hızlı-hatasız-sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle oluşturmuştur.

 

 

BİR AİLE ŞİRKETİYİZ

Aslında bir aile şirketiyiz, ancak kurulduğumuz günden bu yana şirketimizin kurumsal bir yapıda olmasına ve profesyonelce yönetilmesine son derece önem verdik ve bu konuda yoğun çaba sarf ettik. Profesyonelliğin ve kurumsallığın gereği olarak da, şirket yönetimi söz konusu olduğunda kişisel ilişkilerimizi ve özel hayatımızı şartlar ne olursa olsun iş yaşamına ve ofis ortamına taşımamayı prensip edindik. Bugün yurt içi ve yurt dışındaki ofislerimizde, İstanbul’un her iki yakasına yayılmış depo, antrepo ve lokasyonlarımızda işinin başında olan 600’e yakın çalışanımızın sorumluluğunu taşıyoruz.

BÜYÜK BİR AİLE

Sertrans’ın şirket kültürünün temelinde “Büyük Bir Aile” olmak vardır. Biz, her bir çalışanımızı ailemizin bir bireyi olarak görmekte ve onun da kendisini bu büyük ailenin bir üyesi olarak hissetmesini, bizimle bağlarını bu şekilde kurmasını istemekteyiz. Zor bir sektörde iş yapıyoruz, günlük zorluklarla baş edebilmek, yeri geldiğinde 7/24 çalışmayı gerektiren yoğun dönemlerde stresin ve yorgunluğun üstesinden gelebilmek için de aile bireylerimizle keyifli bir çalışma ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Bizim kurum kültürümüzün temelinde yatan “Büyük Aile” tanımı, çalışanlarımızın yanı sıra müşterilerimizi de kapsayan geniş bir oluşum. Biz müşterilerimizle birlikte büyük bir aileyiz ve sanıyorum müşterilerimiz de bu durumun farkında. Zira zaman zaman müşterilerimizin görüşlerini alıyor ve bu görüşler doğrultusunda kendimizi geliştiriyoruz.

SÖZÜNE SADIK VE GÜVENİLİR

Müşterilerimiz bizi “sözüne sadık ve güvenilir” bir çözüm ortağı olarak görüyorlar. Onların işlerine verdiğimiz önemin farkındalar. Müşterilerimizin ticari başarısına hizmet etmek için ihtiyaç duydukları tüm yatırımları yaptıklarımızı, hizmetlerimizi çeşitlendirdiğimizi ve onlara özel butik ve esnek çözümler sunduğumuzu bilmekteler ve takdir etmekteler. Müşterilerimizle uzun soluklu ve kalıcı iş birliğine önem verdiğimizi de biliyorlar. Bu sebeple, kendileriyle uzun yıllar süren iş ortaklıklarımızdan dolayı, bizi kendilerinden bir parça olarak görüyorlar. Bizler de, bu güveni ve kalıcı iş ortaklıklarını daha da sağlamlaştırmak, müşterilerimizle birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için her geçen gün hizmet kalitemizi ve hizmet çeşitliliğimizi artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

 

 

AVRUPA’NIN EN BÜYÜK SAE ÜYESİ OLAN İLK TÜRK ŞİRKETİYİZ

Filonuz, deponuz ve antreponuz hakkında bilgi verir misiniz?

Sertrans’ın filosunda yaş ortalaması 3 olan toplam 385 adet araç var. Ayrıca araçlarımız Euro/5 ve Euro/6 normlarına sahiptir. 2017’nin haziran ayında 20 adet Renault Trucks çekiciyi de filomuza katarak Renault Trucks araç sayımızı 90 çekiciye yükselttik. Yeni teslim aldığımız araçlarla birlikte Euro 6 standardına geçiş yaptık. Avrupa’nın en büyük grupaj network sistemi olan “System Alliance Europe” (SAE) üyesi olan ilk Türk şirketi olarak, SAE gibi üye olduğumuz diğer uluslararası ağlar sayesinde sadece karayolu taşımacılığı değil; hava, deniz ve kara taşımacılığını bütünleşik bir modelde kullanarak bir yandan müşterilerimizin beklentilerini tam zamanında sağlıyor, diğer yandan da ekolojik dengenin korunması ve gelecek nesillere bırakacağımız doğal ve yeşil bir çevre için karayolu taşımacılığının yarattığı çevre kirlenmesini en aza indirmeye çalışıyoruz.

70 MİLYONUN ÜZERİNDE ONLİNE ÜRÜN KAPASİTEMİZ VAR

Depo tarafındaysa, Avrupa Yakası’nda Hadımköy tesislerimizde depomuz ve Muratbey Gümrüğü’ne bağlı antrepomuz bulunurken; Anadolu Yakası’nda Samandıra tesislerinde depo ve Erenköy Gümrüğü’ne bağlı antrepomuz bulunuyor. Mevcut depolarımız orta vadede tüm ihtiyaçlarımıza cevap verecek kapasitededir. Bununla birlikte, müşteri memnuniyetini ve beklentilerini her zaman ön planda tutarak, diğer yandan da kontrollü büyüme ve sürdürülebilirlik hedeflerimizden şaşmadan, ilave depo ihtiyaçlarımızı planlı bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bu yıl Hadımköy’de 30 bin m2 alanda yeni bir depomuzu daha faaliyete alacağız. Sertrans Logistics, olarak ayrıca yıllık 70 milyonun üzerinde online ürün kapasitemiz ve 50 bin m2’lik e-lojistik alanımızla dünyanın en büyük markalarının e-ticaret operasyonlarını gerçekleştiriyoruz.

ÇOK GENİŞ VE ESNEK HİZMET YELPAZESİNE SAHİBİZ

Depolarımızda tekstil, deri, gıda, elektronik, otomotiv, kozmetik başta olmak üzere ekonominin can damarı olan tüm sektörlere özel, bu sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiğimiz, müşterilerimizin istek ve beklentilerine göre çeşitlendirdiğimiz çok geniş ve esnek hizmet yelpazesine sahibiz. Gerek depolarımızın lokasyonları ve kapasiteleri, gerekse sahip olduğumuz altyapı, teknolojik donanım ve tecrübeli ekip sayesinde müşterilerimize sıfır hatayla yüksek kalitede ve hızlı katma değerli lojistik hizmetler sunuyoruz.

TOPLAMDA BİN 500 ARAÇLIK BİR FİLO YÖNETİMİ YAPIYORUZ

 Özmal araçlarınız ve kiralama stratejiniz hakkında neler demek istersiniz?

Mevcut araç filomuzun yanı sıra, müşterilerimize yaklaşık 1000 araçlık geniş bir taşeron ağımızla da hizmet veriyor, toplamda yaklaşık 1.500 araçlık bir filo yönetimi yapıyoruz. Ancak araç filosuna yatırım yapmak önceliklerimiz arasında yer almıyor. Bunun yerine depo ve antrepo alanlarımıza yatırım yaparak, bu alanlarda müşterilerimize katma değerli lojistik hizmet ve depolama çözümleri sunmayı, yeni hizmet modelleri geliştirmeyi çok daha inovatif bir yaklaşım olarak görüyoruz.

 

YÜZDE YÜZ TÜRK SERMAYELİ BİR ŞİRKETİZ

Türkiye lojistik sektörü, yabancı firmaların iştahını kabartmaya devam ediyor. ‘Yerli ve Milli’ kavramlarının sıklıkla konuşulduğu bu zamanda Sertarns olarak siz, yerli ve milli tanımına en iyi uyan lojistik firmalarımızın başında geliyorsunuz. Yabancıların firmanıza yönelik ilgisi var mı? Ortaklık, satın almak gibi bir durumla karşılaşabilir miyiz? Yerli ve milli olmanın kolaylıklarını ve zorluklarını aktarır mısınız?

Sertrans Logistics yüzde yüz Türk sermayeli bir şirket. Kurulduğumuz günden bu yana sağlıklı ve istikrarlı bir büyüme hedefiyle 29 yılı geride bıraktık. Şu an gündemimizde sıcak olan bir satın alma veya ortaklık yok.  Ancak elbette,  şirketimizi daha ileri götürecek, sektördeki lider pozisyonunu koruyacak ve geliştirecek, gelişen lojistik pazarından daha fazla pay almasına fırsat verecek iş ortaklıklarına kapalı değiliz. Dolayısıyla bizi daha da ileri taşıyacak, borsaya kote olma, satın almalarla büyüme veya uluslararası iş ortaklıkları gibi tüm alternatifleri önümüzde tutmaya ve değerlendirmeye önem veriyoruz.

GLOBAL DEĞİL ‘GLOKAL’ LOJİSTİK MARKASIYIZ

Biz yerli ve milli olmaktan, her gün karış karış arşınladığımız coğrafyamızın dilini anlayabilmeyi, ülkemize katma değer sağlayabilmeyi, ortak bir gelecek kurabilmeyi ve global yaklaşımlarla lokal anlayışları harmanlayabilmeyi anlıyoruz. Bu bağlamda, sizin de bahsettiğiniz gibi, Sertrans Logistics yerli ve milli tanımına en iyi uyan lojistik firmalarının başında geliyor. Bizim vizyonumuz tam da bu perspektif doğrusunda şöyle tanımlanmıştır: “Kurumsal ve çok uluslu şirketlerin öncelikli tercih ettiği ve önerdiği ‘glokal’ lojistik markası olmak”. Yerli ve milli değerlerimizden aldığımız ilhamla dünyanın dört bir tarafında iş süreçleri yönetiyoruz. Bu sayede iş hedeflerimize daha kolay ulaşıyor, itibarımızı güçlendiriyoruz. Bunu daha da büyütecek ve genişletecek her türlü iş birliğine açığız.

GELECEK 5 YILLIK PLANLARIMIZ ŞİMDİDEN HAZIR

2017 yılını firma olarak nasıl geçirdiniz? Net karlılık, ciro, büyüme yüzdeliğiniz hakkında bilgi verir misiniz?

2017, Sertrans Logistics için tek kelimeyle “verimli” bir yıl oldu. 2017’yi geleceğe yatırım yaparak geçirdik ve meyvelerini hemen toplamaya başladık. Gelecek 5 yıllık planlarımız şimdiden hazır. Bu 5 yıl içinde ciddi bir büyüme ve hem yurt içi hem de yurt dışına genişleme hamleleri planlıyoruz. Online perakende sektörünün hızla büyümesini fırsata çevirerek yıllık online ürün kapasitemizi 70 milyona çıkardık. E-ticaret konusunda yatırımlarımıza 2017’de de devam ettik. E-ticaret önceliğimiz olmaya devam edecek, yeni ürünlerimizi kısa zamanda duyuracağız. Yüksek teknolojilerle donattığımız online lojistik alanımızı 50 bin m2’ye çıkardık. Aynı zamanda hizmet kalitemizi yükseltecek ve geleceğe bizi hazırlayacak çalışmalarımız sürüyor. Endüstri 4.0 vizyonuyla dijitalleşme sürecine hız verdik ve sektörümüze öncülük ederek Big Data yönetimine geçip, treyler takip sistemi geliştirdik. Bu ve buna benzer pek çok projemiz hızla ilerliyor. Son çeyreğe yaklaşırken Hava ve Deniz Kargo’da yüzde yüz büyüme kararı aldık. Hemen ardından özel charter uçuşlarımıza start verdik. Hızlı taşıma bizim çok kuvvetli olduğumuz ve üzerine özel olarak eğildiğimiz bir alan. Yine bu alanda, ‘Fast Fashion by Sertrans Logistics’ markamızı yaratarak, hızlı tüketime cevap veren bir başka hızlı taşımacılık modeli ile İspanya’ya, modanın başkentlerine açıldık. Tüm bu çalışmalarımız sonucu 2017’yi yüzde 15 gibi bir büyüme oranıyla kapattık. Bu oran, kriz sonrasında, 2012’den itibaren yüzde 100 bir büyümeye tekabül ediyor. Krizi bir kez daha fırsata çevirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Geriye dönüp baktığımız zaman, yılın ilk günlerinde kendimize koyduğumuz hedeflerin tamamına ulaştığımızı görüyoruz.

AKILLI LOJİSTİK

2018’in sonuna geldik. 2018’deki büyüme hedefinizi ve genel olarak içinde bulunduğumuz 2018 yılını değerlendirir misiniz?

Sertrans Logistics olarak, 29 yıldır bizi öne çıkaran en büyük özelliğimiz sektörleri ve ihtiyaçlarını çok iyi analiz ederek, her sektöre geniş yelpazede katma değerli lojistik çözümler sunma yeteneğimizdir. Kendimizi günümüzün en ileri teknolojisiyle donatmanın yanında geleceği de öngörmeye çalışıyoruz. Kısa süre önce gerçekleştirdiğimiz strateji çalıştayında, lojistiğin 15 yıl gibi kısa bir süre içinde bugünden epey farklılaşarak, adeta bir evrim geçireceği sonucuna vardık. Biraz önce sözünü ettiğim gelecek 5 ve 10 yılı kapsayan stratejik planlarımıza ve tüm çalışmalarımıza bu bilinçle yön veriyoruz. Bizim kısa, orta ve uzun vadede attığımız adımlara bakacak olursak hep birbirini tamamlayan akıllı teknolojiler ve akıllı altyapılar göreceksiniz. Kendi kendine yeten akıllı fabrikaların, akıllı binaların, akıllı şehirlerin olacağı bir geleceğe doğru gidiyoruz. Şüphesiz akıllı lojistik kavramı böyle bir dünyanın tartışmasız bir parçası olacak. Bugün, Sertrans Logistics olarak güçlü bir şekilde Endüstri 4.0 kavramına hazırlanıyoruz. Bu bakış açışıyla gelecek 10 yıllık stratejisini şimdiden belirlemeye başlamış bir firma olarak, vizyonumuzla sektörümüzde öncü olduğumuzdan şüphe duymuyoruz.

SERTRANS LOGİSTİCS AR-GE MERKEZİ

2017’de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı adına tamamı profesörlerden oluşan özel bir ekibin denetlemelerde bulunduğu Sertrans Logistics Ar-Ge Merkezi onay alarak hizmete girdi. Sertrans Hadımköy Tesisleri’nde bulunan Ar-Ge merkezimizde ilk etapta 25 uzman görev yapıyor. 2018 yıl sonuna kadar uzman sayısı 40’ı bulacak. Yıllık ciromuzun yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarımız için ayıracağız. Bu planımız doğrultusunda yatırımlarımızın ilk fazını tamamlayarak 200 bin dolar tutarında bir yatırıma imza attık. Sertrans Logistics data center bünyesinde faaliyet gösteren veri işleme sistemleri ve sunucu parkuru son teknolojiyle donatılarak müşterilerimizin hizmetine sunuldu. Bu hamlemizle dijitalleşme sürecimizin önemli ayaklarından birini gerçekleştirmiş olduk. 2018’de Sertrans Logistics Ar-Ge Merkezi’nde dijitalizasyon, inovasyon, bulut teknolojileri üzerinden satılabilir yeni ürünlerin geliştirilmesi gibi çalışmalar gerçekleştirilecek. Bu çalışmalar sayesinde teknolojideki son gelişmeler lojistik sektörüne de uyarlanacak. Üniversitelerin Teknoloji Transfer Ofisleri ile iş birliği yapılarak, akademik çevre ve sanayiyi bir araya getiren projeler hayata geçirilecek. Doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin yapacağı tez çalışmalarına uygulama alanı yaratılacak.

HADIMKÖY’DE 7 MİLYON DOLARLIK YENİ DEPO

Bu yıl 7 milyon dolar yatırım yaptığımız yeni lojistik depomuzu da Hadımköy’de faaliyete alacağız. 30 bin m2’lik alanda inşa edilen bu depomuzda Sertrans Logistics müşterilerinin günlük talepleri ve artan ihtiyaçlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetli çözümler getireceğiz. Son teknolojiyle donatıp, perakende ve kozmetik sektörleriyle birlikte e-lojistik alanında katma değerli hizmetler sunacağız. Ayrıca ilave etmek isterim ki, bu yeni depomuzla yıl sonuna dek 200 kişiyi istihdam ederek ülkemiz adına gurur duyacağımız bir iş de yapmış olacağız.

BÖLGESEL LOJİSTİK ÜS

Türkiye’de 2023 hedefleri konuşuluyor. Sizin bu bağlamda firma olarak 2023 hedeflerimiz nelerdir?

Ülkemizin 100. yıl hedeflerini çok anlamlı buluyoruz. Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi demek Türkiye’nin rekabet gücünün ve refah düzeyinin artması, coğrafi ve stratejik konumunda önemli değişikliklerin olması, ilaveten dünya ekonomisindeki yerinin de çok anlamlı ve önemli bir şekilde değişmesi demek. Bu bakımdan, 2023 hedeflerini çok benimsiyoruz. Hedeflerin gerçekleşmesi demek lojistik sektörü için pek çok fırsat ve gelişim alanı demek, yani bizim sektörümüz bu hedeflerin gerçekleşmesinden en olumlu yönde etkilenecek sektörlerin başında gelmekte. Ancak bu hedefler aynı zamanda bizlere ciddi bir sorumluluk da yüklemekte, zira hedeflerin gerçekleşmesi için lojistik sektörüne çok büyük görevler düşüyor. Sektördeki firmaların hizmet kalitesini yükseltmesi, servis çeşitliliğine sahip olması, hızlı ve ekonomik çözümler üretebilmesi, Avrupalı rakipleri ile aynı seviyede hatta daha öte seviyede hizmet üretebiliyor olması lazım. Sertrans gibi firmasını bu kalibreye yaklaştırmış firmaların başarılı olabilmesi ve kendilerinden beklenilenleri yerine getirebilmeleri için ise, Türkiye’nin belirlediği “bölgesel lojistik üs” olabilme hedeflerine uygun olan altyapı ve üstyapı çalışmalarının tamamlanması, gerekli kanun ve yönetmeliklerin hayata geçirilmesi lazım.  Kısacası Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasında, hem lojistik sektörünün hem de devletin, beraber ve el birliği ile atmaları gereken çok adım var.

 

‘KOTASIZ AVRUPA’

 Sektörün en önemli sorunları nelerdir? Bu sorunlar nasıl aşılabilir, çözüm önerilerinizi aktarır mısınız?

Kalifiye personel yetersizliği, teknolojik altyapı eksikliği, kombine taşımacılıktaki yetersizlikler, yaşlı taşıt filosu, iş etiği eksiklikleri, mevcut tesis stok çoğunluğunun kalitesiz olması, Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’nin getirdiği mali yükler sektörün zayıf yanları olarak sayılabilir. Ek olarak; ithalat ve ihracat formalitelerinin, gümrük işlemlerinin iyileştirilmesi, hızlandırılması ve Türkiye’nin lojistik üst olma potansiyelini öne çıkaracak, bu anlamda önündeki engelleri kaldıracak AB normlarına uyum, hukuki altyapı eksikliklerinin, mevzuatın getirdiği bürokratik engellerin düzenlenmesi çalışmalarının en hızlı ve etkin şekilde yapılması, yapılanların ivedilikle hayata alınması gerekli.  Diğer yandan, ülke içinde sektörümüzü en yakından ilgilendiren en önemli gündem konumuz ve hedefimiz “kotasız Avrupa”dır. Zira Avrupa halen en büyük ticari ortaklarımızdan birisidir ve burada yaşadığımız engellemeler ve maliyetler bizleri rekabette son derece dezavantajlı duruma getiriyor. Konuyla ilgili Avrupa Adalet Divanı’nda dava devam ediyor. Davanın ülkemiz lehine sonuçlanmasını umut ediyoruz.

ÇALIŞTIĞIMIZ FİRMALARLA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ

Taşımacılık ve lojistik artık her önüne gelenin yapamayacağı bir iş ve sektör haline geldi. Ölçekler büyüdü. Bu önemli dönüşüm sektörün profesyonelleşmesi ve daha verimli kurumsal yapıların güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Ürün sahipleri artık, finansal olarak kuvvetli, teknolojiye yatırım yapan, hizmet yelpazesini genişletmiş, kaliteli elemanlarla hizmet veren, iş tecrübesi yüksek kurumsal firmalarla çalışmak istiyor. Sektörün önemli oyuncularından biri olan Sertrans Logistics olarak sadece müşterilerin beklediği hizmetleri veren bir hizmet sağlayıcısı olarak değil, çalıştığımız firmalarla stratejik iş birliği çerçevesinde iş süreçlerinin yönetilmesi de dahil geniş bir hizmet yelpazesiyle çalışmayı planlıyoruz. Amacımız iş yapma standartlarımızı daha da yukarı çekmek, sektördeki kaliteyi yükseltmek, büyüme hızımızla ülkemizdeki lojistik sektörünü daha da yukarı çıkarmak olacaktır.

KADINLAR DAHA FAZLA ÖNE ÇIKMALI

Türk lojistik sektöründe, kuruluşundan itibaren şirketinin başında ve yönetiminde olan bir kadın yönetici olarak her fırsatta şunu belirtiyorum. Kadınlar sadece sektörümüzde değil, ülkemizde çok daha fazla öne çıkmalı. Üniversite tercihi döneminde başlayan lojistik ve diğer pek çok sektörde yapılan işlerin erkek mesleği olduğu algısı maalesef ağır basıyor. Rakamlarla da desteklenen erkek mesleği – kadın mesleği kalıp yargısının kırılması kadınların iş hayatında daha fazla yer almasıyla mümkün. Aynı zamanda, kadınların iş hayatında daha fazla görünür olması ülkemiz için doğal bir kalkınma ve refah hamlesinin olmazsa olmazıdır. Türkiye demokrasisi ve kalkınması için, kadınların iş hayatına, yönetim kademelerine katılımı ve girişimciliklerinin önüne geçilmemesi herkesin desteklemesi ve bilinçli çaba göstermesi gereken bir konu. Bugün lojistik sektörünün yaklaşık yüzde 34’lük kısmını kadın çalışanlar oluşturuyor. Lojistik, ilk bakışta erkek egemen bir iş gibi algılansa da fiziksel güçle eşleştirilmemeli, beyin gücüyle yapılan bir iş olduğu algısı topluma, kadınlara ve gençlere aktarılmalı ve daha çok kadının lojistik sektörüne girmesi teşvik edilmeli. Bu söylediklerim tüm sektörler için geçerli. Kadınların becerileri ve kapasitelerinin sadece ev içinde güçlü ve gerekli olduğuna yönelik sabit fikirli ve ülkemizi zayıflatan tüm yaklaşımlardan uzaklaşma zamanımız geldi.

 

AHMET DOĞAN/HABERİSTANBUL

Bir yorum bırak

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Benzer Haberler