Manşet Yaşam

Dr. Mustafa Aydın: Hedefimiz Türkiye’de ilk 5, dünyada ilk 100 içerisinde yer almak!

‘Kurulduğumuzdan bu yana üniversite altyapısına yönelik yaptığımız yatırımın değeri 5 milyar lira’ diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, üniversite olarak hedeflerinin büyük olduğunu vurguluyor. Eğitime yapılan yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğunun altını çizen Dr. Aydın, “20 yıl için kendimize bir projeksiyon çizdik. Eğitim kalitesiyle, yayınlarıyla, akademik çalışmalarıyla, teknik alt yapısıyla, Türkiye’de ilk 5, dünyada ise ilk 100 üniversitenin içerisinde yer almayı hedefliyoruz” diyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ), Türkiye’nin en geniş şehir kampüsü ve en kapsamlı teknolojik altyapıya sahip vakıf üniversitesİ olarak “Türkiye’nin markaları” arasındaki yerini aldı. İAÜ’de 16 fakülte ve yüksekokul bünyesinde 57 lisans programı, 66 ön lisans gündüz programı, 54 ön lisans gece programı, 3 uzaktan eğitim programı, 67 yüksek lisans programı, 26 doktora programı, 1 sanatta yeterlik programına sahip üniversitemizde; 3 enstitü, 30 araştırma merkezi ve 2 düşünce kuruluşu ile uluslararası kriterlerde eğitim hizmeti veriliyor.  İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, “Bugüne kadar 40 bin öğrenciyi mezun edip iş hayatına kazandırmış bir üniversiteyiz. Halihazırda da 41 bin öğrencimiz, 2 bine yakın akademik kadromuzla eğitim veren hem ulusal anlamda hem de uluslararası çerçevede önemli bir eğitim kurumuyuz” diyor. Röportajımızı gerçekleştirmede bizlere yardımda bulunan değerli hocamız Dr. Mustafa Aydın hocamıza ve İstanbul Aydın Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü bir borç biliriz.

 EĞİTİMCİ OLARAK DOĞDUM, HAYALİMDE ÜNİVERSİTE KURMAK VARDI

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ), BİL Meslek Yüksekokulu ile eğitim hayatımıza girdi ve adeta “peri masalı” diye tabir edebileceğimiz, eşine ender rastlanan bir başarı öyküsüne imza attı. İAÜ’nün ‘nereden nereye’ diye özetleyebileceğimiz serüvenini okuyucularımıza anlatır mısınız?

Eğitimci olarak doğdum ve 36 yıldır da eğitimciyim. Hayalimde -her eğitimcinin olduğu gibi- üniversite kurmak vardı. 1995 yılında, Anadolu Kültür ve Eğitim Vakfı’nı (AKEV) kurarken ortak paydamız eğitim ihtiyaçlarıydı. 1995’te başlayan özel eğitim yolculuğuna önce dershanelerle başladım. Daha sonra yayıncılığa girdim. Ardından 2003 yılında Türkiye’nin ilk vakıf meslek yüksekokulu olma özelliğini taşıyan Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu’nu kurduk. 2007 yılında da İstanbul Aydın Üniversitesi çatısı altında yükseköğretim kurumlarımızı birleştirdik. Bugün 4 bin’i yabancı öğrenci olmak üzere toplam 41 bin öğrencisi ve 2 bin akademik ve idari personel kadrosu ile Türkiye’nin en büyük vakıf üniversitesi olan İstanbul Aydın Üniversitesi ile devam ediyoruz.

İŞİMİZİ ÖNEMSİYOR, İŞİMİZE SAYGILI DAVRANIYORUZ

İAÜ, “en çok tercih edilen vakıf üniversitesi” olarak da ayrı bir rekora imza attı. Üstelik bildiğim kadarıyla sekiz kez en çok üst üste tercih edilen vakıf üniversitesi olarak da çok ayrı bir rekora imza atıyorsunuz. İAÜ’nün bu kadar başarılı olmasındaki sır nedir?

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin kuruluşuna, bu noktaya gelmesinde ve en çok tercih edilen üniversite olmasının arkasında uzun bir eğitim geçmişi olduğunu söyleyebiliriz. Kurulduğumuzdan bu yana yaptığımız işi; doğru, dürüst ve en kaliteli şekilde yapıp daha mükemmel ve evrensel boyutta eğitim vermek hep önceliğimiz oldu. Dolayısıyla bu yaklaşım başarıyı da beraberinde getiriyor.

BİLGİYİ ÜRETİME DÖNÜŞTÜRECEK BİR ALTYAPIMIZ VAR

Eğitimde çok önemli bir kadronuz var. Eğitimdeki kadro yapınız hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin bünyesinde Türkiye’nin en güçlü akademik ve mesleki bilgi birikimine sahip, donanımlı ve deneyimli öğretim elemanları bulunuyor. Üniversite olarak eğitim kadromuzdan, akademisyenimizden, idari personelimize kadar bilgiyi üretime dönüştürecek bir altyapımız var.

TÜRKİYE’DE İLK 5, DÜNYADA İSE İLK 100 İÇERİSİNDE YER ALACAĞIZ

Türkiye’nin 2023 hedeflerini hepimiz biliyoruz. İAÜ’nün 2023 hedefleri nelerdir?

Dünya artık global bir köy. Ve tüm dünyada uluslararası öğrenci hareketliliği düşünüldüğünde çok yoğun bir rekabet var. Bu global rekabette var olmak için, eğitim alanında uluslararasılaşmaktan başka çaremiz yok. Eğitim alanında dünya ile rekabet edebilecek bir seviyeye gelmek için eğitim altyapımızı dünyayla entegre etmek ve 2020 yılında 7 milyon öğrencinin oluşturacağı 280 milyar dolarlık bu pazardan Türkiye’nin de pay alabileceği bir planlama yapması temel öncelik olmalı. Teknolojinin öne çıktığı günümüz eğitim sektöründe; niceliksel bir boyutun yerine niteliğe odaklanan bir eğitim anlayışı, bizi dünyada da önemli bir konuma getirecektir. Eğitim sektöründe oluşan rekabetçi anlayış, ülkemize yabancı öğrencilerin gelmesini sağlayacağı gibi; ülkemiz için Ar-Ge, inovasyon, teknoloji ve nitelikli insan gücü ihracatını da artıracak. İstanbul Aydın Üniversitesi olarak üniversite-sanayi ve üniversite-kamu kurumları iş birliğine kurulduğumuz günden bu yana inanan ve bu alanda çalışmalar yürüten bir üniversiteyiz. Önümüzdeki yıllarda da yurt içi ve yurt dışı kurum ve kuruluşlarla daha fazla işbirlikleri geliştirerek, ülkemizin marka değerini artırmak önceliğimiz olacak. Bu vizyondan hareketle üniversite olarak önümüzdeki 20 yıl için kendimize bir projeksiyon çizdik. Eğitim kalitesiyle, yayınlarıyla, akademik çalışmalarıyla, teknik alt yapısıyla, Türkiye’de ilk 5, dünyada ise ilk 100 üniversitenin içerisinde yer almayı hedefliyoruz.

80 BİNİ AŞKIN KURUM VE KURULUŞLA İŞ BİRLİĞİ YAPIYORUZ

 İAÜ’nün bir diğer özelliği de “öğrencilerini yüzde 85 oranında işe yerleştirmesi”dir. İşsizliğin rekor kırdığı bir konjonktörde İAÜ, bunu nasıl başarıyor?

Uygulamalı ve yerinde eğitim modelini önemseyen bir üniversiteyiz. Uygulamalı eğitim anlayışına sahip olduğumuz için sanayi ile yoğunluklu bir iş birliği içindeyiz. Bugün 80 bini aşkın kurum ve kuruluşla yaptığımız iş birliği ile eğitim hayatı ile iş hayatını birbiriyle entegre etmiş durumdayız. Bu şekilde öğrencilerimizin mesleki gelişimlerini uygulama eğitimleriyle üst seviyeye taşıyoruz. Dolayısıyla bu yaklaşımımız hem mezunlarımız, hem de nitelikli insan gücü ihtiyacı olan iş dünyası için de meyvesini en güzel şekilde vermektedir.

 

Dr. Mustafa Aydın olarak her platforma, sanayi-üniversite iş ve güç birliğine verdiğiniz önemin altını çiziyor. Şahsınızın liderliği ve Mütevelli Heyet Başkanlığı’nda şekillenen İstanbul Aydın Üniversitesi’nin sanayi-üniversite iş birliğine verdiği önemi okuyucularımıza aktarır mısınız?

İstanbul Aydın Üniversitesi olarak üniversite-sanayi ve üniversite-kamu kurumları iş birliğine, kurulduğumuz günden bu yana inanan ve bu alanda çalışmalar yürüten bir üniversiteyiz. Önümüzdeki yıllarda da yurt içi ve yurt dışı kurum ve kuruluşlarla daha fazla işbirlikleri geliştirerek, ülkemizin marka değerini artırmak önceliğimiz olacak.

TOPLAM 165 UYGULAMA LABORATUVARI

Üniversite olarak Ar-Ge’ye çok ayrı bir önem veriyorsunuz. Üniversitenin Ar-Ge Merkezleri hakkında bilgi verir misiniz?

Üniversitemiz bünyesinde 27’si temel tıp bilimleri laboratuvarı, 15’i “Prof. Dr. Aziz Sancar Teknoloji Merkezi”nde yer almak üzere üniversite bölümlerine dağılmış toplam 165 uygulama laboratuvarı bulunuyor. Teknoloji Merkezimiz ile modern bir üniversitenin gerçekleştirdiği her türlü araştırma ve geliştirme faaliyetlerini başarıyla sürdürmekteyiz. Bu imkanları kullanan öğrencilerimizin geliştirdiği ürünler, çeşitli yarışmalarda ödüller kazanmakta, alınan lisans ve patentlerle Türkiye’nin üretimine katkı sağlamaktadır. Örneğin, İsviçre merkezli Uluslararası Buluşçular Birliği Federasyonu (IFIA) tarafından düzenlenen “2’nci İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı ISIF’17”de makine ve robotik daldaki iki buluşumuz bir altın, bir bronz ve bir de “Romanya Buluşçular Forumu Özel Ödülü”ne layık görüldü. Yine TÜBİTAK’ın düzenlediği alternatif enerjili araç konulu yarışmada “ElektroAydın” adını verdiğimiz araçlarımız önemli başarılara imza atmıştır. Bunlar, bilimsel araştırma alanında üniversitemizin ulaştığı başarılardan sadece birkaçı.

KURULDUĞUMUZDAN BU YANA ALTYAPIYA 5 MİLYAR LİRA YATIRIM YAPTIK

Öğrenciler, veliler neden İAÜ’yü tercih etmeli? Sizi farklı ve özel kılan etmenler nelerdir? Farkınızı nasıl ortaya koyuyorsunuz?

İstanbul Aydın Üniversitesi eğitime yatırım yapmayı, geleceğe yatırım yapmak olarak gören bir anlayışa sahip. Üniversite olarak bizi diğer üniversitelerden farklı kılan en önemli özelliğimiz uygulamaya ağırlık veren bir eğitim anlayışına sahip olmamızdır. Kendimizi bu şekilde konumlandırdık ve kurulduğumuzdan bu yana üniversite altyapısına yönelik yaptığımız yatırımın değeri 5 milyar lira seviyesinde. Üniversitemiz en son teknolojik donanıma sahip “Prof. Dr. Aziz Sancar Teknoloji Merkezi”, girişimcilerin inovatif fikirlerine ev sahipliği yapan ve bu fikirlerin olgunlaşmasını sağlayan Kuluçka Merkezi (Incubation Center) ile Ar-Ge, inovasyon ve teknolojiye yönelik çalışmalarla ülkemizin geleceği için katma değer sağlayacak projelere imza atıyor. Üniversite olarak girişimcilik ve inovasyon alanındaki cevherleri ortaya çıkarmak için yoğun bir çaba içindeyiz. Bu alanda akademisyenlerle, öğrencilerle, girişimcilerle ve sanayi ile birlikte kafa kafaya verip ürettiğimiz fikirler, geliştirdiğimiz projeler, Türkiye’nin teknoloji anlamında bir sıçrama yapmasını da beraberinde getirecek ve bizi dünya liginde önemli bir seviyeye taşıyacaktır.

BURSLARIMIZLA HER ÖĞRENCİYE DESTEK OLUYORUZ

Burslarınız hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul Aydın Üniversitesi, imkanları ölçüsünde her bir öğrenci için üniversitenin kapılarını sonuna kadar açmayı kendine önemli bir misyon olarak görüyor. Bu bağlamda üniversitemiz eğitimde başarı gösteren her bir öğrenci için burs programı oluşturmuş durumda. Öğrencilere bilimsel ve akademik çalışma yapma imkanı sunan İAÜ, başarılı öğrencileri motive etmek, eğitim yaşantılarında onlara katkı sunmak için burs ve eğitimlerle destekliyor. Öte yandan üniversiteye burslu olarak yerleştirilen öğrenciler dışında, diğer öğrenciler de eğitime destek burslarından yararlanabiliyor. İstanbul Aydın Üniversitesi tıptan diş hekimliğine, eğitimden güzel sanatlara, hukuktan iktisat alanına, mimarlıktan mühendisliğe, uygulamalı bilimlerden yabancı dillere kadar ‘Tıp Bursu’, ‘Onur Bursu’, ‘Tercih Bursu’, ‘Eğitime Destek Bursu’, ‘Üstün Başarı Bursu’, ‘Sporda Başarı Bursu’, ‘Teşvik Bursu’, ‘Okul Birinciliği Bursu’, ‘Kurucu Vakıf Bursu’ gibi farklı burs desteklerinin yanı sıra eğitim desteği, ücretsiz yabancı dil kursu gibi birçok imkanı da öğrencilere sunuyor. İstanbul Aydın Üniversitesi olarak pırıl pırıl zekaya sahip olan öğrencilerimizi bulup, onları en iyi koşullarda yetiştirip, ürettikleri değerleri de dünyaya ihraç ederek ülkemizin geleceğine katkı sunma kararlılığındayız.

EĞİTİME YATIRIM YAPMAK, GELECEĞE YATIRIM YAPMAKTIR!

Uygulamalı eğitime son derece önem verdiğinizi biliyoruz. Uygulamalı eğitim çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Eğitime yatırım yapmayı, geleceğe yatırım yapmak olarak gören İstanbul Aydın Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden farklı kılan en önemli özelliğimiz uygulamaya ağırlık veren bir eğitim anlayışına sahip olmamızdır. İstanbul Aydın Üniversitesi olarak her bölümde güncel teknolojik donanımlara sahip laboratuvarlarla güçlü bir alt yapıya sahibiz. Tüm üniversite bölümlerine dağılmış laboratuvarımız ile uygulamalı mesleki eğitimi altyapısı sunarak mesleği en iyi şekilde öğretip uygulama yapma imkanı sunuyoruz. Kuyumculuk ve takı tasarımından saç bakım ve güzellik hizmetlerine, bilgisayar laboratuvarlarından inşaat yapı ve denetim laboratuvarlarına, klinik tanı laboratuvarlarından diş hekimliği fakültesi laboratuvarlarına kadar onlarca uygulama laboratuvarımız bulunuyor. Öğrenciler moda ve ayakkabı uygulama atölyelerinde pratik yaparken, gastronomi ve mutfak sanatları uygulama alanında, demo mutfak ve kafeteryada aşçılık deneyimi yaşıyor. Yine öğrenciler tiyatro ve dans sahneleri, çizim sınıfları, mimari restorasyon atölyeleri, RTV stüdyoları, medya platosu gibi eğitim gördükleri bölümlerin uygulama alanlarında gerçek hayata dokunuyorlar. Her bir bölüm/program uygulama alanına paralel olarak eğitim altyapımızı uygulama alanı üzerine kurgulayan üniversitemiz için uygulamalı eğitim modeli, öğrencilerimizin gerçek iş koşullarına hazırlanması ve nitelikli insan gücü oluşması için büyük önem arzetmektedir.

 

GENÇLERİN VİZYONER OLMASI ŞART

Gençlere neler söylemek istersiniz? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Türkiye’de yaşayan her bir gencimizi geleceğimizin cumhurbaşkanları, başbakanları, bakanları, genel müdürleri ve iş insanları olarak addediyorum. Dolayısıyla gençlerimizi, kendilerini modern dünyanın ihtiyaçları nezdinde bilgi ve beceri ile donatan, küresel gerçeklerin farkında, köklerinden kopmamış, kendilerini geliştiren, kimliğine sahip çıkan; ailesine, milletine, devletine bağlı; elde ettikleri tüm donanımı ve birikimi ülkenin geleceği için kullanmaya hazır bir nesil olarak görmek en büyük arzumdur. Öğrencilerimizin  “Artık üniversiteye girdik, mezun olduk, çok rahatlıkla iş bulabilirim veya iş kurabilirim.” anlayışını bir kenara bırakması ve “Afrika’da, Amerika’da, Asya’da, Uzak Doğu’da nasıl yer edinebilirim?” gibi kendilerini sınırların ötesine taşıyabilecek bir vizyonla hareket etmeleri şart. İstanbul Aydın Üniversitesi olarak kendi kültürünü, kendi kimliğini koruyan, ama aynı zamanda evrensel ilkeleri dikkate alan, küresel dünyaya entegre olan dünya insanı yetiştirmeyi çok önemsiyoruz. Bu, binlerce yıllık tarihi olan devletimizin ve milletimizin ilelebet yaşaması ve dünyada söz sahibi olması için en elzem, en hayati konuların başında geliyor.

AHMET DOĞAN/HABERİSTANBUL

Leave a Comment

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like