Ahmet Vefik Alp

Şehit ve gazi haberleri gelirken insanın içinden şehircilik yazmak gelmiyor. Ancak İstanbul’u da gazi ettik biz. Bu yazımı aşağıdaki İstanbul fotoğrafına bakarak okumak lazım. Denizden, Adalar tarafından çekilmiş. Nerede o üç imparatorluğa başkentlik etmiş İstanbul, nerede o Mimar Sinan’ın muhteşem eserleri, nerede o Boğaziçi’ni süsleyen güzelim korular, o nefes kesen siluet? Hepsi bir bir ezildi, yok edildi gözümüzün önünde. İstanbul’un sıradan bir şehirden ne farkı kaldı ey dostlar? Halbuki Tanrı’nın özenerek yarattığı bu doğal güzelliği, kültürlerin üst üste inşa ettiği bu tarihi hazineyi Fatih Sultan Mehmet Han ne zorluklar ile almış, çağı değiştirmiş ve İslam alemine hediye etmişti.

Ahmet Vefik Alp

Sayın Cumhurbaşkanımız, “İhanet ettik” diyorlar. Ancak kentsel katliam hızlanarak devam ediyor. Geleceğimizi daha da karartacak kuzeyden 3. Köprü, Kuzey Otoyolu ve 3. Havaalanı gibi projeler tam gaz gidiyor. Ben proje adamıyım, alternatifi koyup öyle eleştiri yaparım, “istemezükcü” değilim. Bilmeyenler üçüncü geçiş için denizden “Oto-Ray Transmar ALP” projeme baksınlar. Yapılan projeler kendi içlerinde çok güzeller; Yavuz Sultan Selim Köprüsü bir mühendislik harikası, 3. Havalimanı ülkemize çor artılar getirecek bir girişim, ancak yer seçimleri yanlış, işte sıkıntı burada!.. Güney kıyısını Gebze’den Tekirdağ’a betonladığımız, TEM ile ortasını doldurduğumuz bu şehrin en azından kuzeyi yeşil kalmalıydı ki susuzluktan, havasızlıktan ölmeyelim, başımıza taş dolular yağmasın, insanlar yağmur yağınca boğuşmasın. Kanal İstanbul ilginç, cesur bir proje, ancak İstanbul için akıllara zarar bir girişim. İstanbul artık bir insanı daha taşıyamayacak, bir aracı dahi alamayacak durumda iken, çevresel etkileri tartışmalı bu proje ile yeni nüfus çekilmeyecek mi? Şimdiden 30 devasa projeden bahsediliyor kıyısında…

Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız; “Yanlış yaptık, depremde faturayı ödeyeceğiz” demektedir: Ancak en sakat plan ve projeler, aynı bakanlıktan onun imzasıyla onaylanmaya devam etmektedir. Tüm boş alanlar ve sahiller doldu, temiz su ve yeşil tükendi. Yıllardır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ana işlevi, binlerce ayrıcalıklı imar planı onamak oldu ve bu durum aynı hızla devam ediyor. Sayın Mevlut Başkan ne diyorlar acaba?.. Yönetimler İstanbul’u katletti, bizler de alkışladık, oy verdik, seçtik. Suçun yarısından fazlası bizim. Halbuki bu şehir, dünya kültürünün bir parçasıdır. Bugün nasıl Kudüs bizi ilgilendiriyor, Trump Başkan’a horozlanıyorsak, İstanbul da dünyayı ilgilendiriyor. Babamızın malı değil burası, insanlığın malı… Nasıl çarpık ve çirkin yapılaşmanın faturası bugün deprem nedeniyle önümüze geliyorsa, bu betonlaşma ve kentsel yağmanın faturası da gelecek nesillerimizin önüne gelecek, hem de KDV’si ile…

Ulaşım bitik, caddeler haydut sürücüler, silahlı magandalar ve dilenciler ile dolu, yola çıkmak için sinir ve cesaret hapları almak lazım. Benzin fiyatına hiç girmeyelim, ancak lüks arabalar ibadullah. Ülke ekonomisi inşaat rantı ile döndürülüyor, ancak bu durum sürdürülebilir değil. Dünya gözbebeği “Gazi” İstanbul, artık bir ızdırap ve kabus şehri “Ekümenopolis” olma yolunda. Şehadete yürüyor… Dost acı söyler. Şehirler toplumların aynasıdır. Hırsızın çaldığı elektriği dürüst insana ödeten bir toplumdan, İstanbul’un kıymetini bilmesini beklemek abesle iştigaldir.  Kahroluyorum ben!.. Yalnızım, gücüm yok, ne yapsam bilemiyorum!..

Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp

Leave a Comment

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like