Haliç Silahtarağa'da değişim rüzgarları - Haber İstanbul
Silahtarağa

Haliç, Golden Horn, Altın Boynuz… Kim bilir kaç kez bu şekilde başladım İstanbul’un en güzel mekanlarından olan Haliç yazılarıma. Çocukluk ve delikanlılık yıllarım, ilk öğretmenlik günlerimle ilgili anılarım, yüreğimde hala iz bırakmış yaşanmışlıklar… Şimdi bir yanım Khalkedon, bir yanım ise Golden Horn…

İşte o yüzdendir ki Khalkedon’da (Kadıköy) ikamet ederken bile her olumlu değişim ve dönüşüm beni ne kadar mutlu ediyorsa, yüreğimizi yaralayan her şeyi de beni derinden etkiler Haliç’in. Şimdilerde Eminönü’nden Alibeyköy’e raylı sistem çalışmaları sahil şeridi boyunca devam ediyor. Ne güzel! Peki, bu gerçekleştirilirken anılara ve semt dokusuna saygı?!

Silahtarağa’nın iki yakasını birleştiren, eski ve bize göre çok geçmişe uzanmasa da tarihi bir köprü var Alibey Deresi üzerinde. Bilgi Üniversitesi ve Santralistanbul’un da bir kapısına  çıkıyor bu yol, eski Elektrik Santrali’ne… Semt halkı, yıllardır bu yolu kullanıyor. Burada halkın ibadet ettiği bir de cami var. Cemaat içinde bu yolu kullananlar da var yıllardır. Bugünlerde köprü üzerinde hummalı bir çalışma var. Köprü yıkılacak, birkaç yüz metre ötede İGDAŞ’a yakın yeni bir köprüyle daha ileriye doğru bir çıkış verilecek. Yani yılların geçiş yolu kapatılacak. Üniversite karşısında eskiden bizim “Çayır” dediğimiz ve top oynadığımız alan ile eski sabit pazar yolu, bir bakıma geçiş hareketliliğini kaybedecek.

Bazı kentlerin, semtlerin simgeleri vardır. Onarılır, sağlamlaştırılır ve korunur. Anılar, yaşanmışlıklar, duygular önemli… Yaşamımıza anlam katan değerlerimiz… Önemsenmesi gerekir. 2013 tarihinde bu yolun kapanabileceğini tahmin ederek bir yazı yazmıştım. Sabit pazar kalktı, bariyerler kondu. Sonunda yol yenilendi ve halka yine açıldı. Emniyettepe’ye çıkan ve yıllardır halkın kullandığı yol da kapanmış ve ana yoldan mahalleleye çıkış hem dik hem de çok güvenli olmayan, eskiden “Topçular Yokuşu” diye bilinen yola yönlendirilişti.

Semt halkı, düşünce ve isteklerini 22 Eylül 2018 tarihinde gün boyu sosyal medyada dile getirdi. Umarız ki semt çehresini güzelleştiren, insan yaşamını kolaylaştıran güzel projeler gerçekleştirilirken kimseyi üzmeyecek bir şekilde ortak akılda buluşulsun. Unutulmamalı ki mekanlar tarihi, coğrafi, kültürel dokularıyla birlikte yaşanmışlıkları ve anılarıyla özeldir. Ben de zaten bu yazıyı o duygularla yazdım, aidiyet duygusuyla… Yazmazsam olmazdı. O zaman nerede kaldı “Haliç’in Çocuğu” olmak, nerede kaldı tarih öğretmenliğim… Boşuna “Ben Haliç’in çocuğuyum” demiyorum. Ve boşuna kitaplar, yazılar yazmıyorum Haliç üzerine…

Ve evet, sonunda yıkıldı. Artık Fil Köprüsü yok! Ne desek boş… Anılarımızla bir semt sembolü yok oldu. Uzun bir süreçte planlanan alan oluşturuldu, eski Elektrik Santralı alanı genişlemiş oldu. Şimdi o yol, “yol” olarak kalacak mı? Yoksa!.. Göreceğiz…

Haliç Silahtarağa

      

Leave a Comment

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like