Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
37 yıllık sahne deneyiminin duygusal yansıması
Birleşik Arap Emirlikleri’nin güncel politikası artık daha açık: burası uluslararası iş dünyasının merkezlerinden biri, gelişmiş bir altyapıya sahip ve milyonlarca turist çekiyor. Ancak tüm bu dinamizme rağmen yönetim sistemi ve önemli iktidar sembolleri korunmuş durumda: saraylar ve emirlerin rezidansları. Her emirliğin kendine ait bir “hükümdar evi” bulunuyor ve her biri bölgenin karakterini yansıtıyor.
Bembeyaz Qasr Al Watan sarayı 2017–2019 yıllarında inşa edildi ve Cumhurbaşkanı Halife bin Zayed Al Nahyan kararıyla halka açıldı. Bu yapı yalnızca Al Nahyan hanedanının rezidansı değil; aynı zamanda kültürel bir merkez: kütüphane, resmi toplantılar ve rehberli turlar burada gerçekleştiriliyor. Arap desenleri ve mozaiklerle süslü görkemli salonlar, emirliğin açıklığa verdiği önemi simgeliyor. Saray, BAE’de emlak https://myestateinvest.com/tr/bae/ mimari ihtişam ile kültürel misyonu birleştirebileceğinin bir örneği oldu.
Za’abeel Palace, 1833 yılından beri Dubai’de hüküm süren Al Maktum ailesinin ana rezidansı. Saray, 20. yüzyılın sonunda Za’abeel bölgesinde, geniş bahçeler ve çeşmeler arasında inşa edildi. İçeriye giriş yasak olsa da, şehir merkezindeki konumu, Dubai’de geleneklerin modern metropol ritmiyle organik bir şekilde birleştiği fikrini vurguluyor.
Emir Sultan bin Muhammed Al Qasimi’nin modern sarayı 1980’lerde inşa edildi ve hâlâ ülkedeki en büyük saraylardan biri. Mimari, Arap geleneklerini klasik öğelerle birleştiriyor; altın kubbeler güneşte parlıyor ve saray sık sık “Şarjah’ın incisi” olarak anılıyor. Al Qasimi hanedanı emirliği iki buçuk yüzyıldan fazla bir süredir yönetiyor.

Ajman Fort, 18. yüzyılın sonunda inşa edildi ve 1970’lere kadar emirliğin hâlâ yöneten Al Nuaimi ailesinin rezidansı olarak kullanıldı. Kalın mercan duvarlar birçok savaşı gördü. Günümüzde burada bir müze bulunuyor; sergilenen eserler arasında silahlar, mektuplar ve yöneticilere ait günlük eşyalar yer alıyor.
Umm Al Quwain kalesi 18. yüzyıl ortalarında inşa edildi ve iki yüz yılı aşkın bir süre Al Mualla hanedanına ev sahipliği yaptı. Mercan ve kabuk taşından inşa edilen duvarlar, eski koyun atmosferini koruyor. Bugün içeride bir müze var ve burada arkeolojik buluntular ile yöneticilerin aile belgeleri görülebiliyor.
Al Qasimi ailesinin modern rezidansı Al Dhait bölgesinde bulunuyor. Ancak hanedanın 18.–19. yüzyıllarda yaşadığı tarihi kale günümüzde Ulusal Müze’ye dönüştürülmüş durumda. İşte buradan yapılan ticari ve denizsel denetimler sayesinde Ras Al Khaimah, “Pers Körfezi’nin kapısı” olarak anılıyordu.
Yorum Yaz