ArtContact İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı başlıyor!

Sıradaki içerik:

ArtContact İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı başlıyor!

e
sv

İstanbullular geçen yıl trafikte 105 saat kaybetti

15 okunma — 20 Mayıs 2025 19:36

Trafik sıkışıklığının her geçen gün daha da arttığı megakentin bu sorununa akademisyenler, çeşitli çalışmalar ve yapay zeka araştırmalarıyla çözüm üretmeyi hedefliyor. İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Korkmaz’ın doktora tezi olarak hazırladığı “Veriye Dayalı Trafik Kaza Süresinin Yapay Zeka ile Tahmini”ne ilişkin çalışmasına göre, 2024 yılında 97 bin 354 kazanın kayıtlara geçtiği şehirde yıllık kayıp zaman 105 saat olarak ölçüldü.

İstanbul’da 2013-2021 arasında 147 bin 626 kaza yaşanırken, bu kazaların 99 bin 512’sinin oluşturduğu trafik sıkışıklığı en fazla 30 dakika, 1751’inin ise en fazla 90 dakika sürdü. Kentte en çok kaza 2018 ve 2021 yıllarında gerçekleşti, bu yıllar aralığında en çok kaza Zeytinburnu’nda oldu. Kazalar, en çok İstanbul trafiğinin en sıkışık olduğu cuma günleri meydana geldi. Bu kazalara en çok otomobiller karışırken, bunu motosiklet ve kamyonetler izledi, en çok 2 araçlı kaza yapıldı.

“TRAFİK KAZALARI DAHA ÇOK İŞE GİDİŞ VE DÖNÜŞ SAATLERİNDE YAŞANIYOR”

Türkiye’de “akıllı ulaşım sistemleri” alanında doktora yapan ilk öğretim üyesi olduğunu belirten Dr. Hüseyin Korkmaz, çalışmasının sonuçlarını değerlendirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’ndan aldıkları kaza verileriyle, kazaların trafikte ne kadar süre sıkışıklığa sebep olacağına dair tahmin modeli geliştirdiklerini kaydeden Korkmaz; “Verileri temizledikten sonra veri setinde yaklaşık 2 bin trafik kazası elde ettik. Trafik kazalarının daha çok işe gidiş ve işe dönüş saatleri dediğimiz sabah 05.00-08.30 ile akşam 18.00-21.00 arasında, ana arter denilen D-100, TEM Otoyolu ve sahil yollarında yaşandığını tespit ettik” diye konuştu.

“Dalgınlık nedeniyle körlük oluşuyor”

Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Korkmaz, yoğun trafik saatlerinde hız düşük olsa da kazaların daha fazla olmasının nedenine ilişkin; “Dalgınlık nedeniyle körlük oluşuyor. Biz de trafikteyiz, araç kullanıyoruz. Bir yerden sonra trafik hem sıkıcı bir hale geliyor hem de yorgunluk, stres, uyku oluşuyor. Dikkat dağılıyor, ani bir durma ya da kalkmada yeterli refleks gösteremiyorsun. Büyük kazalara sebebiyet vermiyor ama küçük kazalar yine de yaşanıyor. Zaten trafik ilerlemiyor, kazadan sonra durma noktasına geliyor” ifadelerini kullandı.

“1 dakikalık bir trafik gecikmesi bile insanları olumsuz etkiliyor”

Trafikte tek şeridin kapanmasının en az 10 dakika ek bekleme süresine sebep olduğunu aktaran Korkmaz; “İstanbul’da motosiklet gibi küçük çaplı kazalar, maksimum 20 ila 30 dakika sıkışıklığa sebep oluyor. Ancak 2 araç ve kamyonetlerin dahil olduğu bir kazaysa, bu süre 1-1,5 saate ulaşabiliyor. İnsanlar sıkışıklık sebebiyle zaten sabırsız, gitmek istediği 10 kilometrelik bir yere 40 dakikada gittiği zaman katlanamıyor. 1 dakikalık bir trafik gecikmesi bile insanları olumsuz etkiliyor” dedi.

“İstanbul’a girişler engellenmeli, nüfus azaltılmalı”

Dr. Hüseyin Korkmaz, trafik sorununa ilişkin “İstanbul’da trafik çözülür mü? İnsanlar İstanbul’a gelmeye devam ettikçe çözülmez. İstanbul’a girişler engellenmeli, nüfus azaltılmalı. Nüfus veya iş imkanları diğer bölgelere dağıtılmalı. Siz bir yol yapıyorsunuz, o kendi talebini çekiyor. Bugün yapacağınız 10 şeritli yol, kısa süreli iyileştirmeye vesile oluyor ama 3-5 yıl sonra orası da artık kilit oluyor, kaldıramaz bir hale bürünüyor. Araç sayılarıyla ilgili bir düzenleme yapılmasının da önemli olacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbullular geçen yıl trafikte 105 saat kaybetti

“Toplu taşımayı cazip kılmak şart”

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gelecek yıllarda Kadıköy ve Eminönü’ne özel araçla girişlerin ücretli yapılması uygulamasını hayata geçirmeyi planladığını belirten Korkmaz; “Eminönü’ne giren araç sayısını düşürmek amacıyla ücretli bir sisteme geçmeyi öngörüyorlar. Ne kadar uygulanabileceğini yakın gelecekte görürüz. Bunları uygulayabilmeniz için toplu taşıma araçlarını güçlendirmeniz lazım. Vatandaşları araçlarıyla Eminönü’ne almazsanız, bu insanlar toplu taşımayla gelecek. İnsanlar toplu taşımayı kullanamayacaksa, yasak koymanın bir anlamı yok. Hepimiz toplu taşımayı kullanıyoruz. Metrobüse, metroya, tramvaya biniyoruz. Yerel halkın dışında turistler de var. Çok kalabalık olduğu için trafiğin bir saati yok. Toplu taşımayı cazip kılabilirsek, özel araçlarla seyahat biraz daha azalacaktır” şeklinde görüşlerini paylaştı.

“gelecekte yeni bir yapılaşmayı gerektirecek”

İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Korkmaz, İstanbul’daki otopark sorununa ilişkin ise şunları dile getirdi: “Ara yollarda hız yapamıyorsunuz, çok dar sokaklar var. Çift taraflı park edilmiş araçlar, hareket kabiliyetinizi kısıtlıyor. İstanbul artık oturmuş; yıllar içinde araç sayısı, bina yapıları, şehir planlaması çarpık da olsa bir şekilde güneye öbeklenmiş. Belki buraları kurtaramayız ama yeni havalimanı ile birlikte şehrin kuzeye doğru genişlemesi öngörülüyor. Bağcılar’a, Küçükçekmece’ye girseniz, sokaklardan çıkamıyorsunuz. Cadde dediğimiz yerlere bile sağlı sollu park ediliyor. Bu belki gelecekte yeni bir yapılaşmayı gerektirecek.”

istanbul sanat dergisi
  • Site İçi Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.