Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Nesli tehlike altındaki şah kartal doğaya dönmeye hazırlanıyor
Beyoğlu’nun katmanlı kültür topografyasında bazı mekânlar vardır; bir kentin müşterek hafızasının ve tiyatro tarihimizin atardamarıdır. İstiklal Caddesi’nin hemen yanı başında, 1955’ten bu yana nice efsanevi tirada ev sahipliği yapmış olan Muammer Karaca Tiyatrosu, tam 14 yıllık sessizliğin ardından kapılarını yeniden sanata ve seyircisine açtı. İBB Miras ve İBB Kültür’ün 2019 yılından bu yana titizlikle yürüttüğü kapsamlı restorasyon ve güçlendirme süreci, tarihi bir salonu ayağa kaldırmanın ötesinde; bağımsız tiyatro topluluklarına nefes aldıracak çok boyutlu bir üretim alanını kente iade etti.
25 Eylül Cuma akşamı gerçekleşen açılış, Türk tiyatrosunun geçmişi ile bugünü arasında kurulan duygusal bir köprüye sahne oldu. Muammer Karaca’nın 1955’teki tarihi açılış konuşmasının salonda yeniden yankılanmasıyla başlayan gecede Şebnem Sönmez ve Erol Babaoğlu, sahnede devleşerek “Keşanlı Ali Destanı” ve “Deli Dumrul”dan unutulmaz pasajlar canlandırdı. Geceye damgasını vuran anlardan biri de bu sahnenin yeniden açılması için yıllarca mücadele veren merhum Genco Erkal’ın kızı Ayşe Erkal’ın konuşmasıydı. Erkal’ın salonda bıraktığı manevi miras, açılışın en dokunaklı kısmını oluşturdu. İstanbul Şehir Tiyatroları’nın bu açılışa özel olarak Özgür Kaymak rejisiyle hazırladığı müzikli ve hicivli anlatı “İlk Temsil”, Beyoğlu’nun geçmiş tiyatro ruhunu tangolar ve kantolar eşliğinde günümüz sahnesine taşıdı.

Gülriz Sururi’den Haldun Taner’e, Münir Özkul’dan Adile Naşit ve Yıldız Kenter’e uzanan görkemli bir mirası devralan Muammer Karaca Tiyatrosu, yeni döneminde sadece bir anma mekânı değil, yaşayan ve üreten bir odak noktası olmayı hedefliyor. Yapısal olarak tamamen güçlendirilen 300 kişilik ana salon, Boğaz’a açılan aydınlık prova sahnesi ve kolektif üretime alan açan “Tiyatroevi” konseptiyle mekân, salon bulmakta güçlük çeken bağımsız tiyatro topluluklarının en önemli dayanaklarından biri olmaya aday.

Tarihi sahne, yeni dönemine Türk grafik tasarımının ve tiyatro görsel belleğinin kurucu isimlerinden Mengü Ertel’in izini süren büyüleyici bir sergiyle başladı: “Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni”. 1964’te dünya prömiyerini tam da bu sahnede yapan Keşanlı Ali Destanı’nın afiş ve eskizlerini merkezine alan sergi; sanatçının kostüm tasarımlarını, tiyatro afişlerini ve arşiv belgelerini bir araya getiriyor. Mekânsal ve işitsel tasarımı Esma Ertel ve Murat Ertel tarafından kurgulanan sergi, ziyaretçiyi afişin salt bir duyuru aracı değil, dramaturjinin görsel bir uzantısı olduğu o yaratıcı evrene davet ediyor. 21 Ocak 2027’ye kadar pazartesi hariç her gün ücretsiz olarak gezilebilecek sergi, salonun yeniden doğuşuna görsel bir manifesto niteliğinde eşlik ediyor. Muammer Karaca Tiyatrosu, kentin hafızasına sahip çıkmanın en güzel karşılığı olarak Beyoğlu’nun kültür rotasında yeniden parıldıyor.
Yorum Yaz